Image Map

DİSK 13. Genel Kurulunda Oybirliğiyle Karar Altına Alınan Yönlendirici Belge

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone

“AYAĞA KALKIŞ ÇAĞRISI”

 

Ülkemizde bağımsız, demokratik, sınıf ve kitle sendikacılığının tek temsilcisi DİSK’tir.

 

DİSK, 41 yıllık mücadele tarihinde, ülkemizde yaşayan tüm emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal hakları için mücadele etmiş; bu uğurda bedeller ödemiş ama mücadele azminden bir an bile kopmadan, kurucularının onurlu mirasını 2000’li yıllara taşımıştır.

 

DİSK, işçi sınıfının ulusal ve uluslararası mücadele birliğine olan inancıyla, küresel sermayenin ve onun yerli işbirlikçilerinin emek ve demokrasi karşıtı tüm eylemlerinin karşısında dimdik ayakta kalmayı başarmıştır.

 

DİSK, sadece temsil ettiği işçilerin değil, bütün emekçilerin ve halkın daha iyi yaşama, daha özgür, daha bağımsız ve daha demokratik bir ülke yaratma özlemlerinin sözcüsü olmuştur.

 

DİSK, Türkiye’nin insan hakları ve özgürlüklerine dayanan çağdaş, demokratik ve bağımsız bir ülke olma hedefinden asla ayrılmadan mücadelesini bugünlere taşımıştır.

 

İşte 41 yıllık bu mücadele tarihinin şanlı mirasıyla yola devam eden DİSK, tarihin kendisine yeniden yüklediği öncülük misyonuyla; emekçilere ve halka yeniden bir “TOPLUMSAL AYAĞA KALKIŞ ÇAĞRISI” yapmaktadır.

 

DİSK, işçileri, memurları, köylüleri, kadınları, gençleri, emeklileri, işsizleri, yoksulları, aydınları, ezilen milyonlarca çoğunluğu, bugünümüzü ve yarınımızı ellerimizden almak isteyen, emek ve demokrasi karşıtlarına, onların işbirlikçi politikalarına karşı mücadeleye çağırmaktadır.

 

DİSK, tüm emek ve demokrasi güçlerini haklarımız ve geleceğimiz için bir araya gelmeye, gerçekten bağımsız demokratik bir Türkiye’yi inşa etmek için mücadele etmeye çağırmaktadır.

 

DİSK, bu çağrısının bir gereği olarak önümüzdeki dönemde hayatın her alanında emekten, insandan, doğadan, demokrasiden, barıştan, bağımsızlıktan, özgürlükten, eşitlikten yana aktif tutum almaya ve mücadele etmeye ant içmektedir.

YAŞADIĞIMIZ DÜNYA VE TÜRKİYE

Emperyalizm, “yeni dünya düzeni” ve “küreselleşme” gibi cilalı sözlerle, bütün dünyayı ve insanlığı, piyasanın ve onun kural tanımaz güçlerinin eli kolu bağlı figüranları haline getirmek istemektedir. Emperyalizm, amacına ulaşmak için bu uğurda, “insan”, “emek”, “insan hakkı”, “doğa”, “çevre” tanımadan dünyamızı tamamen hiçe sayan bir saldırganlık içindedir. “Savaş”, “talan”, “işgal” ve her türlü kirlilik, kod adı “yeni dünya düzeni” olan emperyalizmin temel yöntemi haline gelmiştir.

 

Emperyalizmin ve çarpık sömürü düzeninin en büyük temsilcisi ABD, “Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında içinde bulunduğumuz coğrafyayı bir cadı kazanına çevirirken, bu kanlı oyunun içine Türkiye’yi de çekmek istemektedir. ABD destekli AKP, bu oyuna katılmaya hazırdır.

 

Avrupa Birliği, ABD’nin bir alternatifi gibi gösterilerek, halkımız “kırk katır mı kırk satır mı” tercihine mahkum edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’nin bağımsızlığını hiçe sayan, saygınlığına gölge düşüren bu “bağımlı diplomasi” halkımızın onurunu da rencide etmektedir. Türkiye ne ABD’nin ne de AB’nin uydusu olmamalıdır.

 

Bu süreçte ülkemizdeki tüm muhalif unsurlar giderek edilgenleştirilmekte ve susturulmaktadır. Böylelikle Türkiye, uluslararası sermayenin kolaylıkla avlanacağı özel bir alana dönüştürülmek istenmektedir. Bu amaçla tüm kurumların önce içi boşaltılarak değersizleştirilmekte, sonra da bir pazarlama tekniği olarak yok pahasına peş keş çekilmektedir.

 

Başta eğitim ve sağlık olmak üzere enerjiden ulaşıma, içtiğimiz sudan soluduğumuz havaya kadar tüm yaşamsal alanlarımız kar amacıyla satılmakta, kelimenin tam anlamıyla tüketilmektedir.

 

Bu ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz gençlerimiz, eğitimsizlik ve “eğitimli işsizlik” arasında hayatlarını bıçak sırtında sürdürmeye mahkûm edilmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en yüksek ve en hızlı borçlanmasını yaşamaktadır.

 

İşsizlik korkusu çaresizliğe dönüşmekte; giderek belirsizleşen bir gelecek algısı toplumsal ve etik değerler sistemini yıkarken, gençlerimizi şiddet, terör, uyuşturucu ve fuhuşa sürüklemektedir.

 

Domino taşları gibi birbirini tetikleyen bütün bu olumsuzluklar dini bağnazlığı ve ırkçılığı kışkırtmakta, farklı düşünenlere karşı linç psikolojisini gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmektedir.

 

Toplumumuz yüzyıllardır birbirlerine “kardeşim” diye seslenen bir dayanışma ve barış kültüründen uzaklaştırılarak Türk-Kürt düşmanlığının dipsiz uçurumuna doğru itilmektedir.

 

AKP’nin şimdiki hedefi ise uluslararası sermayenin ve Türkiye’deki uzantılarının ihtiyaçları doğrultusunda bir anayasa hazırlamaktır.

 

DİSK çağdaş, demokratik, hukukun üstünlüğünü, bağımsız yargıyı ve sosyal devlet ilkesini içeren ileri bir anayasa talebini her zaman herkesten daha çok dile getirmiştir. DİSK, bu talebinden asla vazgeçmeden, halkımıza yutturulmaya çalışılan bu anayasa oyununa karşı tüm toplumsal kesimleri uyanık olmaya davet etmektedir.

 

Bireysel hak ve özgürlükler demokrasinin vazgeçilmez unsurları olmakla beraber, demokrasiyi gerçek demokrasi yapmaya yetmez. Politika alanında demokrasiden söz edip, ekonomik ve sosyal alanda sadece varlık sahibi sınıfın çıkarlarını gözetmek demokrasiyle bağdaşmaz.

 

Sendikaların, emekçilerin kalesi olduğu gerçeğini kimse ve hiçbir güç değiştiremez.

 

DİSK, dünya işçi sınıfı hareketinin iki yüz yıllık mücadelesiyle, kendi zengin tarihinin billurlaşmış ifadesi olan, devletten, siyasi partilerden ve sermayeden bağımsız olma ilkesinin yanı sıra, tüm kitleyi kucaklayan, sınıf mücadelesinden asla taviz vermeyen ve demokratik işleyişe sımsıkı bağlı olan ilkeleriyle bugünlere gelmiştir.

 

DİSK, ilkelerine ve geleneklerine bugün de ayn
ı kararlılıkla sahip çıkmaktadır.

 

DİSK, işçi sınıfının ekonomik-demokratik mücadele aracı olan sendikaları birer “sivil toplum kuruluşu” gibi gören anlayışları reddetmekte ve bu anlayışları sendikal örgütlenmelerin konum ve mücadelelerini zayıflatan bir eğilim olarak değerlendirmektedir.

 

DİSK, 1982 Anayası’na “evet” diyen, sendikal örgütlenmenin önünü tıkayıp, grev hakkını neredeyse “hiç” eden 2821-2822 sayılı yasaları çıkartan hükümetlere destek veren teslimiyetçi sendikal anlayışın şimdi de bir başka kılıkla toplumun suskunlaştırılması senaryolarının aktörlüğüne soyunduğunun da bilincindedir.

GÖREVLERİMİZ:

Ülkemizin tarihsel ve toplumsal bir kırılmanın evresinde olduğu bu dönemde, Konfederasyonumuz DİSK, “dörtnala gelip Uzak Asya’dan, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan” bu güzel memleketimizin ve üzerinde yaşayan insanlarımızın büyük bir kaosa doğru sürüklenmesine seyirci kalamaz.

 

Tüm emekçilerin ve halkın bu gidişe dur demesinin ve köklü bir müdahalede bulunmasının zamanı gelmiştir.

Bu durumu göz önünde bulunduran DİSK,

·          Halkların iradesine ve geleceğine ipotek koyan her türlü emperyalist müdahalelere karşı duracağını, bağımsızlık ilkesine sadık kalarak bu alanda mücadele edeceğini,

 

·          ABD ile işbirlikçilerinin bölgemizdeki ve dünyadaki emperyalist planlarına ve işgallerine karşı çıkacağını, savaşa karşı, barış talebinin arkasında kararlı bir şekilde duracağını,

 

·          Irkçılığa, gericiliğe, faşizme karşı mücadele edeceğini, anti-demokratik her türlü yasa, düzenleme ve uygulamaya karşı evrensel demokrasi ilkelerini savunacağını, demokratik bir ülke inşa etme mücadelesinde kararlılığından ödün vermeyeceğini,

 

·          AKP’nin sermaye yanlısı politikalarına karşı emekçilerin ve halkın taleplerini merkeze koyan bir toplumsal muhalefet örgütlenmesi konusunda üzerine düşen bütün sorumluluğu yerine getireceğini,

 

·          Toplumsal ve ekonomik açıdan, eşitlikçi bir düzenin sağlanacağı demokratik, çağdaş, laik, yargının tam bağımsızlığını öngören, hukukun üstünlüğüne ve sosyal devlet ilkesine sıkı sıkıya bağlı bir anayasa konusunda, başta kendi örgütsel gücü olmak üzere tüm emek ve demokrasi güçleriyle ortaklaşa bir duruş sergileyeceğini,

İLAN EDER.

 

DİSK, EKONOMİK VE SOSYAL UYGULAMALAR KARŞISINDA:

 

·          Emperyalizmin, ülkemizde ve tüm dünyada yürüttüğü küresel sömürü politikalarına karşı çıkacağını,

 

·          Her şeyi piyasaya terk eden neoliberal anlayışın uygulaması olarak karşımıza çıkan özelleştirmeler, taşeronlaştırma ve kamusal hizmetlerin tasfiyesi uygulamalarına karşı, kamuyu ve toplumu esas alan planlı, kalkınmacı, emekten yana bir siyasal-ekonomik modelin hayat geçmesi için mücadele etmeye devam edeceğini,

 

·          Ülke ekonomisini her an bir kriz tehlikesiyle yüz yüze bırakan, ulusal ve uluslararası finans sermayelerinin serbest sıcak para hareketlerine sınır getirilmesi için mücadele edeceğini,

 

·          Dış borç ödemelerinin durdurulması ve halktan yana kamu yatırımlarına öncelik verilmesi için çaba sarfedeceğini,

 

·          Gelir dağılımındaki eşitsizliğin artmasının bir nedeni olan adaletsiz vergi sistemine karşı, dolaylı vergilerin sınırlandırıldığı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınacak yeni ve adaletli bir vergi sistemine geçilmesi için mücadele edeceğini,

İLAN EDER.

 

DİSK, SİYASAL, SOSYAL VE KÜLTÜREL ALANDA:

 

·          Topluma empoze edilen bireycilik karşısında, toplumsallığı ve dayanışmayı ısrarla savunacağını, bu değerlerin unutturulmaması için etkin bir şekilde çalışacağını,

 

·          Her türlü gerici düşünce karşısında, bilimin aydınlığını ve gerçek laikliği savunacağını,

 

·          Her türlü ayrımcılığın karşısında olduğunu, yaşamın tüm alanında kadınlar ve erkekler arasında eşitliği savunacağını ,

·          Kürt sorununun çözümünde, şiddete, baskıya ve teröre dayalı politikalara karşı çıkacağını; eşitlik, özgürlük, kardeşlik, barış içerisinde bir çözümü kararlıca savunacağını,

 

·          Tutuklu ve hükümlülerin, insan haklarına ve onuruna saygı gösterilmesi için mücadele ederek, cezaevlerindeki tecrit ve baskı uygulamalarına karşı çıkacağını,

 

·          Halkın eğitim, sağlık, barınma haklarını ortadan kaldıran her türlü yasal düzenlemeye karşı çıkacağını, bunların birer temel hak olduğundan hareketle, işçi ve emekçilerin haklarına sahip çıkmaları konusunda yoğun bir aydınlatma faaliyeti yürüteceğini,

 

·          Yıllardır yapılan özelleştirmeler ve acımasız kar hırsı nedeniyle, başta tersaneler ve madenler olmak üzere giderek artan iş cinayetlerinin durdurulmasını sendikal örgütlenme ve faaliyetlerin en öncelikli konusu haline getireceğini, ayrıca ilgili tüm kurum ve meslek odalarıyla birlikte gereken tüm girişimleri yapacağını,

 

·          İşsizliğin nedeninin uygulanmakta olan ekonomik,
sosyal politikalar olduğunu tespit ederek, İşsizlik Sigortası’ndan faydalananların kapsamının ve işsizlik ödeneklerinin arttırılması için faaliyette bulunmayı görev bildiğini,

 

·          Kapitalizmin, kar ve rant uğruna doğayı tahribatına karşı etkin bir şekilde mücadele edeceğini, insan ve doğa merkezli bir planlamanın savunulmasında ısrar edeceğini,

İLAN EDER.

DİSK, SENDİKAL ALANDA:

 

·          Teslimiyetçi sendikal anlayışa karşı olduğunu, sendikaların işçi sınıfının örgütü olması gerçekliğini perdeleyen her türlü anlayışa karşı tutum alacağını,

 

·          Siyasal iktidarların ve işverenlerin, sendikal örgütlenmeleri baskılamalarını, ya da onlara müdahale etmelerini, aynı şekilde sendikal saflar içerisinde işverenler ya da siyasal iktidarlar eliyle faaliyet yürütmeye çalışan sarı sendikacılık anlayışına karşı mücadele edeceğini ve bunları ulusal ve uluslararası alanda teşhir edeceğini,

 

·          Sendikal demokrasi, sendikal işleyişin temel taşıdır. Sendikal yaşamda tüm faaliyetlerimizde tabanın söz ve karar sahibi olma ilkesi gereği her organa seçimle gelinmesi için, ÜYELERİMİZİN ÖZGÜR İRADELERİNİN hâkim kılınacağını,

·          Sendikal birlik, işyerinde, işkolunda, ulusal ve uluslar arası alanda temel ilkemizdir. Ülke çapında ortak çalışanlar yasası ve çalışanların en geniş örgütsel birliğinin sağlanması temel hedefimizdir. Bu hedefe ulaşmak amacıyla, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, sendikaların devletten, siyasal iktidarlardan ve sermayeden  bağımsız olması, sendikal demokrasinin tüm kurallarının hakimiyetinin sağlanması ve üyelerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için mücadelenin temel kriter olarak alınacağını,

 

·          Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, işçi konfederasyonlarının eşit oranda temsil edildiği demokratik bir yapıya dönüştürülmesi ve asgari ücretin belirlenmesinde, işçinin ailesiyle birlikte insanca yaşamaya yeterli bir ücret seviyesinin esas alınması için mücadele edeceğini,

 

·          Toplu iş sözleşmesi sisteminin, işyeri ve işletme düzeyiyle sınırlandırılmasına karşı çıkarak, Konfederasyonların katılacağı, işçilerin ücret, çalışma, sağlık ve güvenlik koşulları standartlarının belirleneceği, sektörel ve işkolları düzeyinde bir toplu sözleşme sisteminin oluşturulması için mücadele edeceğini,

 

·          Sendika kurma hakkının, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere uygun olarak, ücretli çalışanlar dışında, emekliler, işsizler, köylüler ve gençler açısından da bir hak olarak tanınması doğrultusunda mücadele edeceğini, bu alanda DİSK çatısı altında faaliyet gösteren EMEKLİ-SEN ve kurulma aşamasındaki GENÇ-SEN’in sendikal örgütlenme ve faaliyetlerine en geniş desteği vereceğini,

 

·          Sendikal barajlara ve sendikaya üyelikte noter şartına karşı mücadeleyi sürdürmeyi ve referandumun yetki uyuşmazlıklarında tek çözüm mekanizması olarak yasal düzenleme sağlanması yolunda, referandum uygulamalarının işyerlerinde fiili olarak başlatılacağını,

 

·          Grev hakkını sınırlandıran ve kullanılmasını engelleyen her türlü yasal ve yasa dışı müdahalelere karşı duracağını, “dayanışma grevi“, “hak grevi” ve “genel grev“in yasal bir hak olarak tanınması için mücadele edeceğini,

 

·          İş kazalarını durdurmak için işçi sağlığı ve iş güvenliği ilkelerinin, işyeri kurallarına dönüştürülmesi ve toplu sözleşmelerde işçi sağlığı ve güvenliği konusunda koruyucu ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi için çabaların yoğunlaştırılacağını,

 

·          Hükümetin. İMF ve Dünya Bankası’nın dayatmaları sonucunda hazırladığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Taslağı’nın Türkiye’de yaşayan yetmiş milyon insanın emeklilik hakkına ve sağlığına saldırı olduğunun bilinciyle, verdiğimiz mücadelenin durmaksızın sürdürüleceğini,

 

·          Sermayenin istekleri doğrultusunda sürdürülen kıdem tazminatı hakkımızın yok edilmesine yönelik hazırlıkların engellenmesi ve kıdem tazminatı tavanına getirilen sınırlamanın kaldırılması için kararlı bir mücadele vereceğini,

 

·          1 Mayıs 1977, Türkiye’deki “siyasi çetelerin” yaptığı en büyük provokasyonlardan biridir. Bu nedenle,  söz konusu olayın aydınlatılarak, ardındaki gücün ortaya çıkartılması gerektiğini, 1 Mayıs’ın, işçilerin, “birlik mücadele ve dayanışma” günü olarak, resmi tatil ilan edilmesi ve İstanbul Taksim (1 Mayıs Meydanı’nda) kutlanması için mücadele edeceğini,

 

·          Başta kendi örgütümüz olmak üzere, ulusal ve uluslararası alanda sınıfın her kesiminin mücadelesine sahip çıkarak, gerekli dayanışma pratiklerinin etkin bir şekilde örgütleneceğini,

İLAN EDER.

DİSK, ÖRGÜTLENMEYE İLİŞKİN OLARAK:

 

·          2008’i örgütlenme seferberliği yılı ilan eder. Buradan hareketle, başta organize sanayi bölgeleri olmak üzere örgütsüz binlerce işçinin çalıştığı alanlarda “Sendikaya Üye Ol” kampanyası örgütleyeceğini, bunun için merkezi bir bütçe oluşturacağını ve kolektif bir örgütlenme politikasının hayata geçirileceğini,

 

·          Eğitim ve basın yayın faaliyetlerinde birlikte davranış ve çalışmaya yönelik girişimlerin hızlandırılacağını,

 

·          Toplu iş sözleşmelerinde ortak noktaların belirlenerek, ortak mücadelenin yükseltileceğini,

 

·          Kadın emekçilerin, çalışma ve yaşam koşulları gerçeğinin farkında olarak, kadınların sorunlarına duyarlı örgütlenme politikaları yürüteceğini, merkez ve temsilcilikler bünyesindeki kadın komisyonlarının etkinliklerinin arttırılacağını ve kadınların sendikalarda daha yoğun temsil edilmeleri için daha fazla çaba harcayacağını,

 

·          DİSK-AR’ın kadro ve olanaklar bakımından güçlendirilerek çalışmalarının etkinleştirileceğini, DİSK EMEK ENSTİTÜSÜ’nün kurulacağını, eğitim, bilim ve araştırma etkinlikleri ile emek örgütlenmesinin güçlendirileceğini,

İLAN EDER.

41. YILIMIZDAR30; BAĞIMSIZLIK-EŞİTLİK-KARDEŞLİK-DAYANIŞMA YOLUNDA,

41. YILIMIZDAR30; DAHA İYİ ÇALIŞMA VE YAŞAM KOŞULLARI YOLUNDA,

41. YILIMIZDAR30; DAHA GÜÇLÜ ÖRGÜT VE İLERİ SENDİKAL HAKLAR YOLUNDA

  

İLERİ!..

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC