Image Map

Köleliğe karşı işçilerin birliği!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun DİSK’İN SESİ gazetesinin 179. sayısında “Emeğin Gündemi” köşesinde yayınlanan yazısı:

1 Mayıs “birlik” demektir.  1 Mayıs “mücadele” demektir.  1 Mayıs “dayanışma” demektir. İşçi sınıfının tarihinden biriken deneyimler bu üç kavramın ne kadar da yaşamsal olduğunu bizlere göstermiştir. Birlik-Mücadele ve Dayanışma’nın üçü birlikte varsa işçi sınıfı kazanmış, ama bir tanesinin bile eksik olduğu durumlarda haklarını kaybetmiştir.

Baskıların, savaşın, katliamların, saldırı ihbarlarının ve hukuk dışı yasakların gölgesinde, önlerine çıkan “korku” duvarını aşarak 1 Mayıs 2016’da Türkiye’nin dört bir yanında, kol kola omuz omuza alanlara çıkan yüzbinler, “dostların arasında” olmanın güvenini kazanmışlardır.

Şimdi 1 Mayıs meydanlarındaki ruhu geliştirme ve büyütme zamanıdır. Ülkeyi yönetenlerin sermayenin talepleri doğrultusunda emek düşmanı bir çok düzenlemeyi birer birer getirdiği, Türkiye’yi sermaye için yüksek kar vaat eden, ucuz ve güvencesiz emek cehennemi haline getirmeye çalıştığı bir dönemde birlikte olmaktan, mücadele etmekten ve sınıf dayanışmamızı güçlendirmekten başka çaremiz yok.

Taşeron işçilere “kadro” sözü verdiler, bu sözlerini tutmadıkları gibi “Özel Sözleşmeli Personel” dedikleri, taşeron işçilerin kazanılmış haklarını bile yok edecek bir garabet uydurdular. Getirmek istedikleri sözleşmeli düzenin, “kadro” olduğunu iddia edip işçilerin aklıyla dalga geçtiler.

Milyonlarca işçinin “Güvenceli iş” talebine kulaklarını tıkadılar, Özel İstihdam Büroları aracılığı ile köle satar gibi işçileri satacakları, işçilerin tüm kazanılmış haklarını yok eden bir düzeni getirdiler. İnsan ticaretini serbest bırakan iktidar partisi milletvekilleri, adlarını insanlık tarihine kapkara harflerle yazdırdılar.

Bu da yetmiyor, “Kıdem tazminatı alamayan işçiler var” bahanesiyle kıdem tazminatını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.

İktidar kararını vermiş. Tüm tepkilere kulaklarını tıkıyor, tüm itirazları baskı ile susturmak istiyor, en temel demokratik hakları tam da bu yüzden askıya alıyor. Onlar patronlar ile birlik olmuş, patronlar için mücadele ediyor, sermaye ile dayanışma içinde haklarımıza saldırıyor. Biz de 1 Mayıs alanlarındaki gibi kendi birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı yükseltmeliyiz.

DİSK’in Sesi gazetesinin 179. sayısını okumak için tıklayınız.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC