Image Map

HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA HAYIR

Share on Facebook172Tweet about this on TwitterEmail this to someone

HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA HAYIR

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Mersin’de Akdeniz Belediyesi’nde işten atılan işçilerle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Genel Başkanımızın yaptığı konuşmanın tam metni: 

Mersin Akdeniz Belediyesi taşeron şirketlerinde çalışan DİSK Genel İş Sendikası üyesi 100 işçinin iş akitleri hukuksuzca feshedildi. Sadece Mersin’de değil yurdun birçok yerinde OHAL kapsamında işten çıkarmalar, iş akitlerinin askıya alınması uygulamalarıyla karşı karşıyayız. Mersin’de, Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de, Batman’da, Ağrı’da, Şanlıurfa’da, Şırnak’ta, Tunceli’de, Hakkari’de, Erzurum’da, Bitlis’te tam anlamıyla bir işçi kıyımı yaşanmakta, sosyal bir cinayet işlenmektedir.

KHK ile kayyım atanan çeşitli belediyelerde ve belediye alt işverenlerinde Genel İş sendikamızın üyesi toplam 1263 işçinin iş akdi feshedildi, 185 işçinin iş akdi askıya alındı.

Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, süren bir soruşturmaları dahi olmayan işçileri işten atmak, binlerce insanı çocuklarıyla beraber açlığa mahkum etmek hangi vicdana sığar.

OHAL hukuksuzluğunun, kararnamelerle ülke yönetme keyfiyetinin bedelini işçiler ödemektedir. Sadece işçiler değil, kamu çalışanları da keyfi bir biçimde, herhangi bir yargı kararına dayanmadan işlerinden edilmektedir.

Hukukun en önemli ilkesi masumiyet karinesidir. Hukukun bu en temel ilkesini ayaklar altına alan, yargının tespit ettiği herhangi bir suçları bulunmayan insanları işten çıkarmak keyfiliktir, hukuksuzluktur.

Bu işçilerin iş akitlerinin fesih gerekçelerinde işçilerin “terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı tespit edildiklerinden 672 sayılı KHK doğrultusunda” işlem yapıldığı ifade edilmektedir.

Bu iltisak, bu irtibat nerede tespit edilmiştir? Mahkeme kararı nerededir? Kim tespit etmiştir? Bunların yanıtını vermeden işçileri aileleriyle beraber açlığa mahkum etmek sadece hukuk ihlali değildir, aynı zamanda insanlık suçudur.

Emekli olan işçilerin ve hatta vefat edenlerin iş akitlerinin feshedilmesi, işçilere yönelik suçlamaların ne kadar keyfi ve ciddiyetten uzak olduğunu göstermektedir. işçilerin yargı yoluyla suçlarını kanıtlamadan iş akitlerinin feshi hukukun temel ilkelerinin yok sayılmasıdır. Daha da ötesi bu işçilerin haksızlık karşısında başvurabilecekleri bir yargı kurumu da yoktur.

Tüm bu hukuksuzlukların gerekçesi olarak 15 Temmuz’daki darbe girişimi gösterilmektedir. Darbe girişimi başarısız olmuş, Türkiye büyük bir beladan kurtulmuştur ancak sonrasında, 12 Eylül askeri darbesinde bile görülmeyen hukuksuzlukları ve hak ihlallerini yaşamayı bu ülke hak etmemektedir.

Faşist 12 Eylül askeri cuntası dahi sendikaları kapatmamış, faaliyetlerini durdurarak “yargı kararı” beklemiştir. Oysa bugün sendikalı işçilere yönelik bir kıyım yaşanmakta, bunun için yargı kararı dahi beklenmemekte, üstüne üstlük her türlü yargı yolu da kapatılmaktadır. 12 Eylül darbecilerinin bir aklına hayaline gelmeyen hukuksuzlukların bugün yaşanması manidardır.

Toplumsal uzlaşı ile püskürtülen darbe sonrasında bizler “Ne darbe ne OHAL, çözüm demokrasi” demiştik. Darbeye karşı olmak, demokrasiyi savunmaktır. Teröre karşı olmak, kardeşliği ve barışı savunmaktır. Cuntaya karşı olmak, hukuku ve adaleti savunmaktır.

Bizler her zaman her yerde, kayıtsız şartsız demokrasiyi, kardeşliği, barışı ve hukuku savunan bir konfederasyon olarak OHAL’da yaşanan hukuksuzluklara, ülkenin kararnamelerle yönetilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Önümüzdeki referandumda bu tip hukuksuzluklara hayır diyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun hukuki haklarımızı, demokratik haklarımızı ve siyasi haklarımızı kullanarak işçilerin haklarını savunacağız.

Bütün DİSK’liler işlerine geri dönene kadar mücadele edecek, susmayacağız!

Hükümeti derhal bu hukuksuzluklardan vazgeçmeye, demokrasiye ve hukuka daha fazla zarar vermemeye çağırıyoruz.

İçinde işçilerin hakları olmayan Anayasa’ya hayır diyoruz!

15 yılda 17 bin işçinin iş cinayetine kurban edilmesine hayır diyoruz!

Kıdem tazminatımızın kaldırılması planlarına hayır diyoruz!

Taşeron işçilerinin her seçimde kandırılmasına hayır diyoruz!

Kiralık işçilik adı verilen köle ticaretine hayır diyoruz!

Grev yasaklarına, sendikalı olmanın önündeki engellere hayır diyoruz!

İşsizlik Fonu’nun talan edilmemesi için hayır diyoruz!

Kamunun birikimlerinin Varlık Fonu yoluyla, yok edilmemesi için hayır diyoruz!

İşçilerin kardeşliği ve halkların kardeşliği için referandumda hayır diyoruz!

Share on Facebook172Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC