Image Map

ŞİRKETLERİN AÇGÖZLÜLÜĞÜNE HAYIR, DÜNYANIN ÜCRET ARTIŞINA İHTİYACI VAR

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun 1 Mayıs 2017 mesajı:

Büyük çokuluslu şirketler ve bir avuç zengin küresel ekonominin kurallarını belirlediği için işçilerin nesillerdir kazandığı ve her 1 Mayıs’ta kutladığı haklar sistemli bir şekilde saldırıya uğramaktadır. Zenginlerin isteklerine boyun eğen hükümetler, insani çalışma koşulları sağlamak ve yoksulluğu sona erdirmek konusundaki sorumluluklarını yerine getirmeye yanaşmıyorlar.

Dünyanın 70 senedir gördüğü en büyük mülteci krizini yaşadığımız bir dönemde milliyetçilik ve yabancı düşmanlığı, dayanışma duygusuna zarar vermektedir. Bu nedenle göçmen işçiler eşit haklardan mahrum bırakılmaktadır.

On milyonlarca kadın ve erkek, modern köleliğin tuzağına düşmüştür. İşçiler, küresel tedarik zincirlerinde sendikal haklarından ve insani bir yaşam sürdürmelerini sağlayabilecek ücretlerden mahrum bırakılmakta, tehlikeli ve yıpratıcı koşullarda kaçak işgücü olarak çalışmak zorunda kalmaktadır. Küresel işgücünün yüzde 40’ı enformel ekonominin kıskacında haklarından ve hayatta kalmaları için gerekeni elde etmekten uzak bir şekilde çalışmaktadır.

1 milyardan fazla insan şiddet ve güvensizlikten muzdarip, yüz binlerce kişi silahlı çatışmaların gölgesinde yaşamaktadır. Yeni savaş tehditleri yaklaşmaktadır. İnsan hakları olmadan barış olmaz. Barış insan haklarının, temel işçi haklarının ve refahın güvencesidir.

Mevcut ekonomik sistem artık çalışmamaktadır, yeni kurallar birkaç kişi tarafından değil kitleler tarafından yeniden yazılmalıdır.

İşçiler, her yerde, tehditlere karşı sendikalar kurarak, insani çalışma koşulları için mücadele ederek, grev hakkının olmadığı yerlerde bile grev yaparak direniyorlar. Doğu Asya’daki fabrikalarda, Orta Amerika’daki çiftliklerde, Afrika’daki kasaba ve şehirlerde, yani dünyanın her yerinde emekçi halklar, şirketlerin zorbalığına karşı çıkıyor; sendika, toplu sözleşme, sosyal güvenlik, güvenceli ve tehlikesiz koşullarda çalışma haklarını talep ediyorlar.

Zenginliğin yine en zenginlere, yani yüzde 1’e gitmesine sebep olan kemer sıkma politikalarının zehri en çok kadınları etkilemektedir. Kadın işçiler çalışma hayatında eşitliğin sağlanması için “Biz de buradayız” diyorlar, kadın-erkek arasındaki ücret uçurumunun ortadan kaldırılmasını ve sendika yönetimlerinde hak ettikleri yerin verilmesini talep ediyorlar.

130 yıldır, bu gün, dayanışmanın kutlandığı ve sosyal adalet uğruna fedakârlık yapanların anıldığı bir gün olmuştur. 2017 yılının 1 Mayıs’ında da, işçiler baskılar karşısındaki mücadelede güçlerini ve kararlılıklarını göstermek için bir araya gelerek sınırları aşan bir dayanışma sergileyecek ve daha iyi bir dünya kurma yolunda ilerleyecekler.

Yeni mücadele alanları ortaya çıkmaktadır: teknoloji çalışma hayatını dönüştürmektedir, karbon salınımı iklime zarar vermektedir, popülizm ve aşırı sağın dogmaları kural haline gelmektedir.

Bütün hükümetleri, seçkinlerin tehditlerine karşı çıkmaya, işçilerin yanında saf tutmaya davet ediyoruz. Baskı, yoksulluk ve sömürüye maruz kalan herkesle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz. Herkes için refah, eşitlik ve onur sağlamak için sürdürdüğümüz mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi duyuruyoruz.

 

https://www.ituc-csi.org/IMG/pdf/ituc_2017_may_day_statement.pdf

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC