Image Map

ÜÇLÜ DANIŞMA KURULU TOPLANTISINDA KIDEM TAZMİNATI HAKKINI SAVUNDUK

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone

ÜÇLÜ DANIŞMA KURULU TOPLANTISINDA KIDEM TAZMİNATI HAKKINI SAVUNDUK

HÜKÜMET KIDEM TAZMİNATI KONUSUNDA ÖNERİ SUNMADI

Üçlü Danışma Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çağrısıyla dün (4 Temmuz 2017) kıdem tazminatı konusunu görüşmek üzere toplandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile işçi ve işveren kuruluşlarının temsilcilerinin hazır bulunduğu toplantıda, aylardır gündemde tutulan ve basında çok farklı spekülasyonlara konu olan kıdem tazminatı fonu konusunda hiçbir resmi hazırlığın olmadığı görüldü. Milyonlarca çalışan için son derece önemli bir konuda basında yer alan manipülatif haber ve yazıların varlığına karşın hazırlanmış bir taslağın olmaması taraflarca eleştirildi. Bakanlık toplantıya hiçbir somut öneri ve taslak sunmadı. Bakanlık taslak sunma yerine tarafları dinlemekle yetindi.

Hükümetin çalışma yaşamına dair bu kritik meselede izlediği yolu DİSK kabul edilemez bulmaktadır. Son dönemlerde iktidar partisi temsilcilerinin ve kimi bakanların, kıdem tazminatını bir yük olarak değerlendiren ve sermayeyi bu “yükten” kurtarmak gerektiğini belirten açıklamalarıyla ve basında “müjdeli haber” olarak sunulan kaynağı belirsiz bilgilerle, işçi sınıfının temel bir hakkının meşruiyetini ortadan kaldırma gayreti içinde olunduğu görülmektedir. Bu Üçlü Danışma Kurulu’nun da temelini oluşturan sosyal diyalog anlayışıyla bağdaşmayan, emek karşıtı bir tutumdur ve kesinlikle vazgeçilmelidir.

Dün yapılan Üçlü Danışma Kurulu toplantısında işçi kesimini temsil eden tüm tarafların; kıdem tazminatına tüm çalışanların erişiminin sağlanması, kıdem tazminatında kanun hakimiyetinin sağlanması, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda kıdem tazminatı alacağının devlet ve bankaların ipotekli alacaklarının önüne alınması ve öncelikle ödenmesi konularında ortak bir anlayışa sahip oldukları ve kıdem tazminatını vazgeçilemez temel bir hak olarak gördükleri bir kez daha ortaya çıkmıştır. İşveren temsilcileri kıdem tazminatı fon tartışmalarının gündemden çıkarılmasını talep etmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu da açık bir biçimde, kıdem tazminatı konusunda taraflar arasında yüksek düzeyde bir mutabakat olmadığı sürece yeni bir düzenlemeye gidilemeyeceğini belirtmiştir. Sayın Müezzinoğlu taraflardan konu hakkındaki görüş ve önerilerini en geç 13 Temmuz 2017 tarihine kadar Bakanlığa yazılı olarak iletmelerini istemiş ve sonrasında yeniden ortak bir değerlendirmenin yapılacağını belirtmiştir.

Konfederasyonumuz Üçlü Danışma Kurulu toplantısında kıdem tazminatı konusunda yıllardır oluşturduğu birikimi, temel ilkelerini ve somut önerilerini içeren bir dosyayı Bakan’a sunmuş ve ayrıca genel başkanımız ve genel sekreterimiz konu hakkındaki yaklaşımlarımızı sözlü olarak da ortaya koymuşlardır. DİSK daha önce de hem açıklamalarıyla hem de eylemleriyle sahip çıktığı ve çok önem verdiği kıdem tazminatı hakkı konusunda her zaman savunduğu şu temel ilkeleri toplantıda bir kez daha dile getirmiştir:

-Kıdem tazminatının fona devri gündemden çıkarılmalıdır. Kıdem tazminatı doğrudan işveren yükümlülüğü olarak kalmalıdır.

 -Bütün çalışanlar kıdem tazminatı hakkına kolayca erişilebilmelidir. Bunun için hiçbir ayrım olmaksızın bütün işçilerin kıdem tazminatından yararlanması sağlanmalıdır.

-Kıdem tazminatı her türlü işten çıkarmada ve istifa halinde süre koşulu olmadan ödenmelidir.

-Kıdem tazminatı tavanı kaldırılmalıdır.

-İşverenin icra ve iflası hallerinde kıdem tazminatı alacakları devlet ve bankaların ipotekli alacaklarının önüne alınmalı ve ilk sıraya yükseltilmelidir. Diğer tüm alacaklardan önce işçi alacakları ödenmelidir.

-İşverenin ödeme aczine düşmesi durumunda kıdem tazminatına garanti getirilmelidir. Kıdem tazminatı alacakları ücret alacağı sayılmalı ve halen İşsizlik Sigortası Kanunu’nda düzenlenmiş olan “ücret garanti” uygulaması kapsamına alınmalıdır. Ücret garanti fonu kıdem tazminatını da içerecek şekilde genişletilmeli ve ödeme süresi artırılmalıdır.  

-Kıdem tazminatı ödemeyen, ödemekten kaçınan işverenlere ağır yaptırımlar getirilmelidir.

– Kıdem tazminatı ile ilgili hükümler doğrudan 4857 sayılı İş Yasası’nın sistemi içine alınmalıdır.

Kıdem tazminatında kanun hakimiyetini sağlayacak, kıdem tazminatı hakkını güvence altına alacak yol budur. Kıdem tazminatı fonu ise çıkmaz yoldur!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC