Image Map

ITUC ve ETUC’tan ILO Delegelerine Açık Mektup

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone

ITUC ve ETUC genel sekreterleri ILO 10. Avrupa Bölge Toplantısı delegelerine hitaben bir açık mektup yayımladı. Mektupta uluslararası sendikal hareketin toplantıya katılmama gerekçelerine ve Türkiye’deki işçi haklarına dair kaygılarına yer verildi.

Örgütlenme özgürlüğü temelindeki haklara adanarak kurulan ILO’nun işçilerin çok ağır insan hakları ve çalışma hakları ihlallerine uğradığı, işverenlerin ve yöneticilerin mülklerinin ve ticari kaynaklarının herhangi bir hukukun üstünlüğü kuralına başvurulmaksızın kaybetme riskinin olduğu bir ülkede konferans düzenleyecek olmasından dolayı hayal kırıklığına uğramış durumdayız.

İşçilere yönelik gerçekleştirilen ihlal ve baskılar karşısında işverenler ve hükümetlerden gördüğümüz destek eksikliğine çok şaşırdık. Bu ihlaller ve baskılar arasında 125.000 kamu çalışanının, akademisyenin, öğretmenin ve gazetecinin olağanüstü hal kararnameleriyle ihraç edilmesi ve binlercesinin hapsedilmesi var. Buna ek olarak, 950’den fazla şirketin sahibi ve personelinin geçim kaynakları da etkilenmiştir.

Eylül’de gerçekleştirilen BM Genel Kurulunda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı “Bunların [tutuklu gazetecilerin] çoğu bombalı saldırılara karışmış terörist, çoğu hırsızlığa karışmış, çoğu ajan” ifadesini kullandı.

Kamu ve özel sektörden çalışanların ihraç edilmesi, cezaevine konulmasının yanı sıra şirketlerin 11 milyar ABD doları civarındaki varlıklarına hükümet tarafından el konuldu, bu durum modern ekonomik tarihte daha önce çok az yaşanmış olan hakların bir sistematik şekilde tanınmaması durumudur.

Örgütlenme özgürlüğü hem işçilerin hem de işverenlerin elinden alınmıştır. Protestolara katıldığı, sosyal medya da paylaşımda bulunduğu veya referandumdaki anti demokratik uygulamalar karşısında kampanya yürüttüğü için tutuklanan ve cezaevine konulan işçilerin vakalarını raporladık ve ILO’ya sunduk. Esasen, binlerce ihraç, ev baskınları ve hatta sendika yöneticilerine yönelik silahlı saldırılar sendikacılar açısından her gün risk oluşturmaktadır.

2017 Standartların Uygulanması Komitesi 135 Nolu İşçi Temsilcileri Sözleşmesi kapsamında bir başvuruyu değerlendirmiştir. İlgili Komite olağanüstü halin ilan edilmesinin ardından işçi temsilcilerinin ihraç edilmesi ve tutuklanması ile ilgili ithamlara ilişkin kaygılarını ifade etmiş ve net bir şekilde işçi temsilcilerinin sendika temsilciliği görevlerini yerine getirmek bir yana konuşma özgürlüklerinin olmadığı sonucuna varmıştır (bkz. bu yılın SUK raporu sayfa 190-198.)

Geçtiğimiz aylarda Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı tutuklanmış ve diğer STK yöneticileriyle birlikte birkaç gün tecrit altında tutulmuştur. Diplomatik dokunulmazlık ve bağlayıcı kanun emri ihlal edilerek BM hakimi Aydın Sefa Akay yedi yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Etkinliğe ev sahipliği yapan ülkedeki bazı işçi temsilcilerinin örgütlenme ve ifade özgürlüğü hakkının tanınmadığı ve devam eden geniş kapsamlı bir mağduriyet yaşadığı bir bağlamda, ILO Bölge Toplantısı tam da bahse konu hükümetin şok edici fiillerini etkili bir şekilde ele alamaz çünkü toplantı sırasında gerçek duruma uymayan bir kibarlık sergilenecek.

Bazı yerel sendikalar Bölge Toplantısı öncesinde, toplantı sırasında ve sonrasında özgürce konuşamayacak ve bu aynı durumun işçi dünyası liderleri için de geçerli olduğunu düşünüyoruz. Esasen, Türkiye’deki sendika yöneticileri AB ülkelerine sığınmaya zorlanıyor.

Hukukun üstünlüğüne, demokratik hak ve özgürlüklere dönülerek ve keyfi bir şekilde ihraç edilen ve tutuklanan işçilere adalet sağlanarak, sendikal ve işçi haklarına yönelik süre giden ve koordineli saldırılara son verilerek ülkede bir değişiklik olabileceğini ümit etmiştik. Ancak, işçi ve işveren haklarına yönelik son derece ağır ihlallerin devam etmesi nedeniyle ITUC ve ETUC üye sendikaları Avrupa

Bölge Toplantısına katılmayacak. Toplantıya katılamamayı seçen hükümet ve işverenlere de teşekkür ediyoruz, ILO’dan bu koşullarda gerekli politik meşruiyeti eksik kalacak olan İşçi Grubunu oluşturmamasını istiyoruz. Ayrıca, bu koşullar altında böylesi bir Konferans’tan çıkacak sonuçlarla birlikte anılamayız.

Avrupa’nın karşı karşıya olduğu kritik meselelere ilişkin üç taraflı ciddi tartışmalar yürütme olanağını kaçırdığımız için derinden üzüntülüyüz.

Please find the letter / Mektubun orjinali için:

https://www.ituc-csi.org/an-open-letter-to-delegates-at-the

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterEmail this to someone
ITUC ETUC