İliç Türkiye meselesidir: Adalet istiyoruz
Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasının ikinci yılı dolayısıyla Kadıköy’de yürüyüş ve anma düzenlendi.
Anma törenine İliç’te yaşamını yitiren DİSK Dev Maden Sen üyesi Uğur Yıldız’ın ailesi, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri, sendikalarımızın yöneticileri ve üyeleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
İliç katliamının ikinci yılında Kadıköy’deyiz…#İliçiUnutma pic.twitter.com/BF7BDqlEIT
— DİSK (@diskinsesi) February 14, 2026
Süreyya Operası önünden Boğa Heykeli önünde yapılan yürüyüşte “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Kader değil cinayet, İliç için adalet”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak” sloganları atıldı.
Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız konuşmasında “Söz vermişlerdi bize, suçlular cezasını çekecek diye. Nerede suçlular; hiç birini mahkemede göremedik” dedi adalet için mücadeleye devam edeceklerini söyledi: “Durmayacağım yılmayacağım, oğlum için her şey feda olsun.”
Baba Ali Ekber Yıldız facianın ilk gününden itibaren sorumluların gereğini yapmadığını anlattı ve ülkeyi yönetenlerin sorumluluklarına dikkat çekti.
Ailenin avukatlarından Akçay Taşçı, facianın göz göre göre geldiğini belirterek, yığın liç sahasında kapasitenin aşıldığını, çatlakların aylar öncesinden tespit edilip raporlandığını, buna rağmen üretimin sürdürüldüğünü aktardı ve 17 Şubat’ta Erzincan Adliyesi’ndeki duruşmaya katılım çağrısı yaptı.
İstanbul Barosu’ndan avukat Ümit Altaş da şirket yöneticilerinin ve kamu görevlilerinin yargılanmadığını belirterek, “İddianamede asli kusurlu olduğu belirtilen isimler mahkeme önüne çıkarılmıyor. Yurt dışı yasağı kaldırılan yöneticiler serbestçe dolaşıyor” dedi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, facianın ertesi günü İliç’te olduklarını hatırlatarak, “Yaşanan ne kazadır ne kader. Açıkça bir katliamdır” dedi. İşçi yaşamının maliyet kalemi olarak görüldüğünü ifade eden Çerkezoğlu, “Gerçek sorumlular, yani siyasi iktidarın temsilcileri ve bu sürecin ortakları yargılanmadıkça adalet sağlanmayacaktır” diye konuştu.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu:
“İşçilerin canını, kanını bir maliyet unsuru olarak gören bu düzenin son bulması şarttır”#İliçiUnutma pic.twitter.com/TYjKsSpSVR— DİSK (@diskinsesi) February 14, 2026
Çerkezoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçi canı ve kanı üzerinden devam eden bu sermaye zihniyeti son bulsun diye adalet istiyoruz. Biliyoruz ki İliç, Türkiye’nin özetidir. İliç’te yaşananlar, Türkiye’de bize dayatılan bu adaletsiz düzenin bir özetidir. İşçi katliamlarıyla, emek sömürüsüyle, doğanın talanıyla; o bölgenin toprağını ve suyunu zehirleyen zihniyetle İliç’te yaşadıklarımız bu düzenin bir sonucudur. Ve biliyoruz ki kapitalizm, emek sömürüsü üzerine kuruludur. Her şeyi ama her şeyi kâr hırsıyla değerlendiren bir zihniyetin ürünüdür. Biz bu düzeni çok iyi biliyoruz, yaşıyoruz ve değiştirmek için mücadele ediyoruz. Buradan bu düzenin bütün sahiplerine, bu ülkedeki iktidar sahiplerine, sermayeye ve bu zihniyetin tüm taraflarına sesleniyorum: Sizin ihmaliniz, sizin denetimsizliğiniz, sizin daha fazla kâr hırsınız nedeniyle ortaya çıkan her ölümün tek bir sorumlusu var. O da sizsiniz. O da sizin bu vahşi ve zalim düzeninizdir.”
Genel Başkanımız konuşmasını 17 Şubat’ta Erzincan’daki duruşmaya çağrı yaparak bitirdi.
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ise önceki facialarda gerçek sorumluların hesap vermemesi nedeniyle yeni katliamların yaşandığını belirterek, “12 yıl önce Soma’da yaşanan madenci katliamının gerçek sorumluları hesap vermiş olsaydı; Ermenek’te toprağın altında kalan işçiler için gerçek bir adalet sağlanmış olsaydı, Elbistan maden katliamı yaşanmayacaktı. Elbistan’da gerekli dersler çıkarılıp önlemler alınmış olsaydı, bugün İliç’teki bu acıyı yaşamıyor olacaktık” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da ülkemizdeki “sömürge madenciliği” faaliyetlerine dikkat çekerek “Bu memleketin havasını, toprağını, suyunu, ormanını, kıyısını, merasını ve insanını sermayeye peşkeş çekmeye adeta yemin etmiş bir iktidarla karşı karşıyayız” diye konuştu.













