Uluslararası sendikalar ABD’nin saldırganlığını şiddetle kınıyor
ITUC ve TUCA, ABD’nin askerî saldırganlığını ve Venezuela’nın egemenliğinin ihlalini şiddetle kınıyor.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Amerika Kıtası Sendikalar Konfederasyonu (TUCA), Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin bugün Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti topraklarında gerçekleştirdiği askerî operasyonu kesin bir dille reddeder.
Karakas’taki tesislerin bombalanması ve ABD hükümetinin Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalandığını ve kaçırıldığını doğrulaması gibi son derece ağır gelişmeler karşısında uluslararası sendikal hareket şu tutumu ortaya koyar:
Askerî müdahalenin kınanması: Bu eylemi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin açık bir ihlali olarak kınıyoruz. Askerî güç kullanımı ve egemen bir ülkenin topraklarına yönelik fiilî müdahale, tüm bölgenin barış ve istikrarını tehlikeye atan, savaş anlamına gelen kabul edilemez bir adımdır.
Egemenlik ve kendi kaderini tayin hakkının savunulması: Halkların özerkliğini savunma yönündeki tarihsel tutumumuz doğrultusunda ve bölge hükümetlerinin Venezuela’nın egemenliğine koşulsuz saygı çağrısı yapan açıklamalarını destekleyerek, zorla ya da dış müdahaleyle rejim değişikliği yaratmaya dönük her girişimi reddediyoruz. Venezuela’nın kaderi, emperyal vesayet olmaksızın, yalnızca Venezuela halkı tarafından demokratik ve barışçıl yollarla belirlenmelidir.
İnsani güvenceler talebi: Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in, ayrıca bu hukuksuz operasyonda gözaltına alınan diğer tüm yurttaşların hayatta olduklarına dair kanıt sunulmasını, fiziksel bütünlüklerine saygı gösterilmesini ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Mevcut durumları gecikmeksizin uluslararası topluma açıklanmalıdır.
Barış ve diyalog çağrısı: Brezilya, Meksika ve diğer ülkelerin şiddeti kınayıp diplomatik kanallara dönüş çağrısı yapan tutumuyla aynı çizgideyiz. Bölge barış bölgesi olarak kalmalıdır. Latin Amerika’nın, halklarımızı temsil etmeyen jeopolitik çıkarlar uğruna bir askerî çatışmaya sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.
ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, “Bu eylemler hiçbir şekilde demokrasiyi savunmuyor; tek taraflı ekonomik çıkarlardan beslenen askerîleştirilmiş bir dış politika gündeminin parçası olarak açık saldırganlık anlamına geliyor,” dedi. “Kaçırma tehditleri ve egemen bir hükümete saldırmak için yargının kötüye kullanılması, uluslararası hukukun üstünlüğünü aşındırır ve her yerde barışı tehlikeye atan emperyal zorlamaya tehlikeli bir emsal oluşturur.”
TUCA Genel Sekreteri Rafael Freire ise şöyle konuştu: “Biz, Amerika kıtasının sendikal hareketi olarak, Devlet Başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasını ve askerî saldırganlığı kınıyoruz. Bu, 2014’ten beri Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) tarafından Barış Bölgesi ilan edilen Latin Amerika ve Karayipler’in yanı sıra Venezuela halkının egemenliğine ve bütünlüğüne yönelik bir ihlaldir. Venezuela halkı ve emekçileriyle uluslararası dayanışma mekanizmalarını harekete geçiriyoruz. Venezuela’yı ve tüm Latin Amerika’yı bir barış bölgesi olarak savunuyoruz. Halklarımıza ve topraklarımıza yönelik işgali ve şiddeti kabul etmiyoruz. Sendikal hareket, her zaman olduğu gibi, egemenliği ve kendi kaderini tayin hakkını, demokrasiyi ve insan haklarını savunmanın en ön safındadır.”
ITUC ve TUCA, bir ülkenin başka bir ülkeye yönelik emperyalist, askerî ya da ekonomik müdahalelerine ve savaşlara karşı seferber olmaya, barışı, demokrasiyi ve çok taraflılığı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Halkların egemenliği, barış ve kendi kaderini tayin hakkı için.




