Image Map

Sermayeye hizmet, emekliye sefalet torbasına hayır!

SERMAYEYE HİZMET, EMEKLİYE SEFALET TORBASINA HAYIR!

14 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek olan torba yasa hakkında DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun DİSK Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklama:

Bugün (14 Temmuz 2026 Salı günü) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek olan “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” (Esas No: 2/3764), emekçinin değil sermayenin çıkarını önceleyen bir siyasi tercihin ürünüdür. AKP iktidarı tarafından sunulan teklif, yine işverene kaynak aktarmak ve emekliyi sefalete mahkûm etmek üzere kurgulanmıştır.

İşsizlik Sigortası Fonu işçilerindir, işçiler için kullanılmalıdır!

İşsizlikle mücadele amacıyla oluşturulan ve temel hedeflerinden biri işsizlik ödeneğine kaynak yaratmak olan İşsizlik Sigortası Fonu, AKP hükümetleri döneminde giderek “işveren destek fonu”na dönüşmüş durumdadır. Söz konusu kanun teklifinde Fon’dan işverenlere daha fazla kaynak aktarılması öngörülmektedir. Bu amaçla imalat sektöründe işverenlere yönelik teşvik programının süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatılmakta ve konaklama tesislerine 2026 Mayıs-Aralık döneminde sağlanacak sigorta primi desteğinin Fon’dan karşılanmasına yönelik düzenlemeler getirilmektedir. Böylece imalat sanayiinden turizme uzanan geniş bir işveren kesimi, sezonluk kâr kaybını ya da istihdam maliyetini kendi cebinden değil, işçinin alın teriyle biriken bir fondan karşılamaktadır. Bu düzenlemeler, İşsizlik Sigortası Fonu’nun asıl amacından, yani işsize güvence olmaktan, bir kez daha uzaklaştırılmasına hizmet etmektedir.

Yıllardır İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere ayrılan pay yükselirken işçilere ayrılan pay azalmaya devam etmektedir. 2016-2025 arasındaki 10 yılda Fon’dan işçilere ayrılan pay 5,7 puan azalırken işverenlere aktarılan kaynaklar 28,9 puan artmıştır. 2023-2025 arası son 3 yılda ise işçilerin yaklaşık 2 katı fazla kaynak işverenlere ayrılmıştır.

Bu tercihlerin sonucu olarak bugün her 10 resmi işsizden 8’i işsizlik ödeneğinden yararlanamamaktadır. İmalat sanayiindeki teşvik süresinin iki yıl daha uzatılması ve buna turizm sektörü için yeni bir prim desteğinin eklenmesi, bu talanın kalıcı ve kurumsal bir hale getirilmeye devam etmesinden başka bir şey değildir. İşsizlik Sigortası Fonu işverenler için değil, işçiler için kullanılmalıdır!

Açlık sınırının altındaki aylıkları kabul etmiyoruz!

Torba yasada işverenlere yönelik kaynak aktarımı sürerken emekliye reva görülen bir kez daha sefalettir. Teklifle en düşük emekli aylığı 20.000 TL’den 23.552 TL’ye çıkarılmaktadır; bu artış, altı aylık resmi enflasyonun, TÜİK tarafından baskılanan enflasyonun göstermelik bir telafisinden ibarettir ve emeklinin insanca yaşamasını sağlayacak yapısal, kalıcı bir düzenleme değildir. Söz konusu en düşük emekli aylığı DİSK/Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) açıkladığı Mayıs 2026 dönemi açlık sınırının yüzde 35 altındadır.

Emeklilere büyümeden pay vermeyen, emeklileri sefalete mahkûm eden bu sistem, bugün her 3 emekliden 2’sini çalışmak zorunda bırakmaktadır. Bu tablo, kaynak yokluğundan değil, kaynağın kimden yana kullanılacağına dair siyasi bir tercihten kaynaklanmaktadır. SGK’ye Bütçe’den yapılan Hazine yardımlarının oranı 2009-2025 yılları arasında yüzde 15,1’den yüzde 6,9’a; bu Hazine yardımlarının GSYH’ye oranı ise yüzde 4’ten yüzde 1,6’ya gerilemiştir. AKP iktidarı, sosyal devlete açıkça aykırı biçimde milyonlarca emekliyi açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm etmektedir.

En düşük emekli aylığının hangi ilkeye göre belirlendiği, hangi sistematik esasa bağlandığı belirsizdir; her altı ayda bir “acaba bu sefer ne kadar zam gelecek” kaygısıyla yaşamaya mahkûm edilen emekliler, iktidarın keyfiyetine ve seçim taktiklerine göre şekillenen lütfuna terk edilmiştir. Hazine’den tamamlama ile en düşük emekli aylığı belirleme uygulamasından vazgeçilmeli, emekli aylıkları insanca yaşanabilecek bir düzeye yükseltilmeli, en az asgari ücret kadar olmalıdır. Tüm emekli aylıkları da bu oranda artırılmalıdır.

Sonuç olarak bu torba yasa teklifi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, emek karşıtı bir siyasetin ezberlediğimiz reçetesinden ibarettir: İşçilere ve işsizlere ait kaynakların işverenlere aktarılması ve emekliye sefalet!

Gelirde adaletsizliği daha da büyütecek olan bu emek karşıtı düzene karşı örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz!

Gelirde, vergide, ülkede adalet için mücadeleye devam!

 

ITUC ETUC