7 Ekim’den bu yana Filistin ve İsrail arasında yaşanan çatışmalara ilişkin DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklama:
7 Ekim 2023 sabahı başlayan “Aksa Tufanı” ile Filistin-İsrail arasındaki çatışmalar yeni bir aşamaya geldi. Bu konuda hem Türkiye kamuoyu içinde hem de uluslararası düzeyde farklı değerlendirmeler yapıldı.
DİSK olarak, elbette sivillere yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Sivil yerleşimlerin, hastanelerin ve altyapı tesislerinin bombalanmasını lanetliyoruz. Savaşın bugün başlamadığını, bölgenin 100 yıldır sömürgeciliğe, işgale, ayrımcılığa, katliamlara ve sürgünlere sahne olduğunu biliyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Filistin halkının yanındayız. Filistinlilerin kendi kaderini tayin ve topraklarına geri dönüş hakkını savunuyoruz.
Konu uluslararası sendikal hareketin de gündemindedir. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) yüzlerce sivilin öldürüldüğü şiddet olaylarını kınamaktadır. ITUC, tüm tarafları ve uluslararası toplumu barış için harekete geçmeye, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına saygı göstermeye çağırmaktadır.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki sendikaları temsil eden Arap Sendikalar Konfederasyonu’na (ATUC) göre, yaşananlar, işgalin genişletilmesinin, Mescid-i Aksa ve Kutsal Kabir Kilisesi gibi mekânlara saygısızlığın ve genel olarak uluslararası hukukun ihlal edilmesinin sonucudur. Arap sendikalarına göre İsrail yeni saldırıları haklı göstermek için küresel bir medya kampanyası yapmaktadır.
Filistin sendikalarından aldığımız bilgilere göre sadece Gazze’de değil Filistin genelinde saldırılar ve katliamlar artmaktadır. Askeri çatışmalara ek olarak Batı Şeria’da ve işgal altındaki topraklarda çalışan çok sayıda Filistinli işçi işlerine gidip gelirken gözaltına alınmıştır.
Uluslararası sendikal hareket, çatışmaların Filistin’i aşarak bütün bölgeye yayılmasından endişelidir. Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Suriye ve İran’da farklı silahlı çatışmalar ve savaşlar sivilleri de etkileyecek şekilde şiddetlenmektedir.
Savaşlar her şeyden önce işçileri, emeğiyle geçinenleri, ekonomiyi ve sosyal hakları olumsuz etkilemektedir. O nedenle barış içinde bir arada yaşamayı savunmaya ve savaşlara karşı çıkmaya devam edeceğiz.
İsrail’in işgalinin son bulması için Filistin halkıyla ve Filistin sendikalarıyla dayanışmayı büyüteceğiz. Nehirden Denize Özgür Filistin talebini desteklemeyi sürdüreceğiz.
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Esther Lynch İstanbul’da düzenlenen Emekliler Buluşması’na Dayanışma Mesajı Gönderdi
ETUC Genel Sekreteri Esther Lynch
41 Avrupa ülkesindeki 93 sendika konfederasyonuna üye 45 milyon işçi adına İstanbul’da “emeklilikte adalet” talebiyle düzenlenen emekliler buluşmasına başarı ve dayanışma dileklerimizi iletmek istiyoruz.
Avrupa Sendikal Konfederasyonu, (ETUC) yıllardır, adil emekli maaşları için eşitsizliklere ve yoksulluğa karşı mücadele etmektedir.
Geçtiğimiz Mayıs ayında, düzenlenen kongremizde bu konudaki kararlılığımız bir kez daha ilan ettik. Taleplerimizi ortaya koyduk:
Emeklilik yaşı adaletli ve insan merkezli bir şekilde belirlenmeli; Kadın ve erkek arasındaki emeklilik farkları ortadan kaldırılmalı; Herkese adil bir emekli maaşı ödenmeli; Tüm kuşakların yoksulluk sınırının üzerinde emeklilik hakları güvence altında alınmalı; Emekli maaşları enflasyon ve hayat pahalına göre belirlenmeli
Hayat pahalılığı krizi, enerji yoksulluğu ve barınma sorunları özellikle emeklileri, çalışan yoksulları ve kadınları yıkıcı şekilde etkilemektedir. Bu nedenle emekli maaşlarının ve asgari ücretlerin hayat pahalılığına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de enflasyon 24 yılın en yüksek seviyesine çıktı. 2002 yılında en düşük işçi emekli aylığının asgari ücretin yüzde 40 üzerinde olduğunu öğrenmiştik. Ancak Ağustos 2023 itibariyle en düşük işçi emekli aylığı asgari ücretin yüzde 34,2 altındadır. Bu durum emeklilerin insanca bir yaşam sürmesinin giderek zorlaştığı anlamına gelmektedir. Ülkenizde emeklilerin yarısı emekli maaşları yetersiz olduğu için çalışmaya devam ediyor veya iş arıyor. Yoksulluk içinde yaşamak strese, sağlık sorunlarına ve sosyal dışlanmaya yol açıyor.
Türkiye, Romanya ile birlikte yoksulluk sınırının altında yaşayan insanların oranının en yüksek olduğu Avrupa ülkesidir.
Düşük emekli maaşları, azalan satın alma gücünü daha da azaltacak ve emeklilerin aileleri için yoksulluğu derinleştirecektir.
Bu nedenle ETUC, Türkiye hükümetini göreve çağırıyor.
Türkiye’de 10 milyonu emekli aylığı alanlardan oluşmak üzere 15 milyona yakın emekli ve hak sahibi vardır. Bu 15 milyon kişi emeklilik haklarına düzenli olarak erişebilecekleri iyi işleyen adaletli bir sistemi hak etmektedir.
İnsana yakışır emeklilik ve emeklilikte adalet için yürüttüğünüz mücadelenizde başarılar diliyoruz. Emekliler Buluşması’na dayanışma duygularımızı iletiyoruz.
Esther Lynch
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri
Afrika kıtasında 51 ülkeden 17 milyon işçiyi ve 101 ulusal sendika konfederasyonunu temsil eden ITUC Africa, Tanzanya’da devam eden demiryolu greviyle ilgili bir açıklama yaptı.
ITUC Afrika Yapı Merkezi şirketini Türkiye’den gelen işçilerin gecikmiş maaşlarını ve alacaklarını ödemeye, Tanzanyalı yetkilileri de sorumluluk almaya davet etti.
Afrika Kıtasından Sendikaların (ITUC Africa) Tanzanya’da Grevde Olan İnşaat İşçilerinin Durumuna İlişkin Açıklaması
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Afrika Bölge Örgütü (ITUC-Africa), Tanzanya’da Yapı Merkezi’nde istihdam edilen ve 5 Ağustos 2023’ten bu yana grevde olan Türk inşaat işçileri ile dayanışma içindedir.
Yedi aydır maaşların ödenmemesi de dahil olmak üzere katlanmak zorunda kaldıkları sorunlardan ve onları greve zorlayan koşullardan derin endişe duyduğumuzu ifade ediyoruz. Bize ulaşan bilgiler, işçilerin barışçıl bir şekilde hareket ettiklerini ve gerçek bir müzakereye hazır olduklarını gösteriyor.
ITUC-Africa olarak, Türk işçilerin Tanzanya’da karşı karşıya kaldıkları durumun, göçmen işçilerin yaşadıkları ve çalıştıkları her yerde karşılaştıkları suiistimallerin çarpıcı bir örneği olduğunu düşünüyoruz. Milliyetleri veya ırkları ne olursa olsun işçilerin temel haklarına yasalarda ve uygulamalarda saygı gösterilmelidir.
İşçi hakları insan haklarıdır ve alın terinin onuru her koşulda korunmalıdır. ITUC-Africa olarak, Afrika kıtasında ve bütün dünyada işçi haklarını savunma konusundaki kararlılığımızı hatırlatmak istiyoruz. Hak ve adalet arayışlarında inşaat işçilerinin yanındayız.
Grevci işçilerin, dört aylık maaşların ödenmesi ve sonrasında maaşların düzenli ödenmesi benzeri taleplerinin meşru olduğunun altını çizmek istiyoruz. Bu nedenle Yapı Merkezi yönetimini daha fazla gecikmeden mağduriyetleri gidermeye davet ediyoruz.
ITUC-Afrika olarak iş uyuşmazlıklarının çözümünde açık diyaloğun ve barışçıl müzakerelerin önemine inanıyoruz. Yapı Merkezi’ni ve Tanzanya’daki yetkilileri, bu acil soruna hızlı ve adil bir çözüm bulmak için grevdeki işçiler ve onların temsilcileriyle etkili bir diyalog kurmaya çağırıyoruz.
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun (ETUC) 15. Kongresi 23-26 Mayıs 2023 tarihleri arasında Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleşti. Avrupa’da işçilerin çalışma koşullarının ve sendikal faaliyetlerin değerlendirildiği kongrede Esther Lynch genel sekreterliğe seçildi.
Kongre kapsamında düzenlenen “Türkiye Halkıyla Dayanışma” etkinliğinde Avrupa sendikaları depremin yaralarının sarılması için etkili kampanyalar düzenleneceğini duyurdu.
📣 DİSK Genel Başkanı @ArzuCerkezoglu Avrupa Sendikalar Kongresi kapsamında düzenlenen Türkiye Halkıyla Dayanışma etkinliğinde DİSK’in deprem bölgesindeki çalışmalarıyla ilgili bir konuşma yaptı: "Yaralarımızı dayanışmayla, akılla ve bilimle saracağız"#ETUC50@etuc_cespic.twitter.com/szBFLX37Yq
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu @etuc_ces 15. Olağan Kongresinde düzenlenen “Türkiye Özel Gündemi” oturumunda deprem sürecine ilişkin değerlendirme ve önerilerimizi paylaştık. Uluslararası sendikal hareketin dayanışmasının önemini vurguladık.
— Arzu A. Çerkezoğlu (@ArzuCerkezoglu) May 24, 2023
Avrupa sendikal hareketinin geleceğinin tartışıldığı kongrede “sendikal yenilenme”, “kadın işçileri güçlendirme”, “cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği”, “kemer-sıkma politikalarına karşı sosyal haklar”, “istihdamın geleceği”, “yapay zeka ve çalışma hayatı”, “hayat pahalılığı ve güvencesiz çalışma”, “İklim krizi”, “Ukrayna Savaşı”, “Filistin ile dayanışma”, “ırkçılık” vb. konularda etkinlikler düzenledi.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini, Filistin Sendikalar Federasyonu Genel Sekreteri Shaher Saed, Tunus Sendikalar Konfederasyonu Başkanı Noureddine Tabboubi, Amerika Kıtası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Rafael Freire, ILO Genel Direktörü Gilbert Houngbo, Avrupa Yeşiller Partisi Eş-Başkanı Mélanie Vogel, Avrupa Sol Partisi Başkanı Walter Baier ve Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokrat Grup Başkanı Gabriele Bischoff konuk konuşmacılar arasında yer aldı. Avrupa’nın farklı ülkelerinden sendika kökenli başbakan ve bakanlar da kongreye katıldı.
Avrupa’nın Geleceği oturumunda Genel Kurul’a hitap eden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Bugün tüm dünyada bu mevcut düzen, neoliberal kapitalizm iflas etmiştir. Yeni bir toplumsal sözleşme ihtiyacı bugün temel meselemizdir. Yani sosyal devlet, sosyal adalet, sosyal politika, eşitlik, adalet, barış ve kardeşlik temelinde demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği yeni bir toplumsal düzenin, emeğin Avrupası ve emeğin dünyası için hep birlikte yan yana ve omuz omuza mücadeleye devam!” dedi.
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu @etuc_ces 15. Olağan Kongresinde Avrupa'nın Geleceği oturumunda Genel Kurul'a hitap eden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: "Bugün tüm dünyada bu mevcut düzen, neoliberal kapitalizm iflas etmiştir. Yeni bir toplumsal sözleşme ihtiyacı bugün… pic.twitter.com/UHwi3u3OgC
Kongre’de ETUC’yun yeni yönetimi ve sekretaryası seçildi. İrlandalı Esther Lynch genel sekreterlik görevine seçildi. Lynch, “işçilerin hayat pahalılığı kriziyle karşı karşıya kaldığını, şirketlerin pandemiyi ve savaşı bahane ederek reel ücretleri düşürdüğünü ama işçilerin enflasyon fırsatçılığına ve kemeksıkma politikalarına grevler ve kitlesel eylemlerle cevap verdiğini” hatırlattı. Lynch “ETUC’un grevlerden aldığı güç ile kalıcı kazanımlar ve işçileri koruyan yasal düzenlemeleri hayata geçirmek için mücadele edeceğini” söyledi.
Kongre’ye Türkiye’den DİSK, Hak-İş, KESK ve Türk-İş heyetleri katıldı. “Türkiye Halkıyla Dayanışma” etkinliğine 4 Konfederasyon deprem bölgesindeki yardım çalışmaları hakkında bilgi verdi.
1 Mayıs 2023: yeni bir toplumsal sözleşme için kolektif mücadele
1 Mayıs’ta, dünyanın dört bir yanındaki işçiler, sendikaları aracılığıyla güvenli ve sürdürülebilir yaşamlar inşa edip, sosyal adaleti tesis ederek, 150 yıldır yürüttükleri kolektif mücadeleyi kutluyor.
1 Mayıs, aynı zamanda insanlar ve içinde yaşadığımız gezegene yönelik büyük zorluklar üzerine düşünme zamanıdır; bu zorlukların üstesinden ancak ekonominin ve toplumun kalbinde yer alan canlı bir sendikal hareket ve herkes için adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edecek yeni bir toplumsal sözleşme ile gelinebilir.
Bununla birlikte, on milyonlarca insan, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali de dâhil olmak üzere, silahlı çatışmaların acımasız gerçekleriyle doğrudan karşı karşıyadır. Çok taraflılık ile barış ve ortak güvenliği sağlamayı amaçlayan yaşamsal araçlar ve süreçler varoluşsal tehdit altındadır. Dünya büyük eşitsizlik, iklim değişikliği, demokrasinin geriletilmesi, halk sağlığına yönelik tehditler ve bölünme ve dışlanmayı şiddetlendiren düzensiz teknolojiler gibi birbiriyle kesişen krizlerle karşı karşıyadır.
Dayanışma, barış, eşitlik
Dünyadaki en büyük örgütlü demokratik güç olan küresel sendikal hareket bu zorlukların üstesinden gelinmesinde ve barış hedefine yönelik çabalar açısından vazgeçilmezdir. Kriz dönemlerinde dayanışmanın güçlendirilmesi, daha adil ve daha insancıl bir dünya inşa etmek için elzemdir.
Bu dünyaya giden yol ve barışın temel dayanağı, yeni toplumsal sözleşmedir. Kaynak eksikliği değil, oligarşinin üstesinden gelmek, vergilendirmede reform yapmak, kamu hizmetlerine ve sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapmak için siyasi irade eksikliği söz konusudur.
Küresel ekonomiyi yeniden şekillendirmek için gerekli demokratik hesap verebilirliği sendikal eylem yoluyla yaratabiliriz. Bu, şu konularda eylem anlamına gelmektedir:
İstihdam: sağlık, yeşil işler ve altyapı yatırımları yoluyla dünya çapında 575 milyon yeni iş imkanı oluşturarak ve kayıt dışı istihdamı kayıt altına alarak herkese iş amacına ulaşmak için istihdam.
Çalışan insanların refah payında on yıllardır süregelen düşüşü tersine çevirmek, herkes için onurlu bir yaşam sağlamak ve ekonomileri yeniden canlandırmak için yaşanabilir asgari ücretlerle ücret artışları.
Haklar; işçilerin örgütlenme ve pazarlık haklarını güvence altına almak, güvenli ve sağlıklı çalışmayı sağlamak, ayrımcılığa, zorla ve çocuk işçiliğine karşı koruma sağlamak ve adil geçiş yoluyla sürdürülebilir bir dünya inşa etmek.
Eşitlik; kadın ve erkeklere eşit ücret ödenmesini garanti altına almak ve ırkçılık ve homofobiyle mücadele etmek.
Sosyal Koruma; küresel bir sosyal koruma fonundan başlayarak bu temel insan hakkından tamamen veya kısmen mahrum olan dünya insanlarının dörtte üçü için kapsama alanına yatırım yapmak.
Kapsayıcılık; milyarlarca insanın refahını engelleyen dünya finans ve ticaret sistemlerinin sömürgeci yapısal çerçevesini ortadan kaldırmak.
Dünyanın dört bir yanındaki sendikalar hayat pahalılığı krizini ele almak için harekete geçiyor. Buna karşılık, birçok hükümet sosyal diyaloğa olumlu bir şekilde katılmak yerine, temel grev hakkını daha da kısıtlıyor. İnsana yakışır iş, adalet ve özgürlüğü güvence altına almak için emeğimizi geri çekme hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Çalışan kadın ve erkeklerin on yıllar boyunca verdikleri ve kazandıkları büyük mücadeleleri hatırlarken, eşitlik, dayanışma, demokrasi ve karşılıklı saygı üzerine kurulu bir dünya inşa etmek için örgütlenerek ve bu gücü kullanarak işçilerin gücünü inşa etmeyi yeniden taahhüt ediyoruz.
Geçmişte sendikaların hayalleri ve özlemleri kolektif eylem, mücadeleye yoluyla gerçeğe dönüştü ve şimdiki neslin de insanları önceleyen bir dünya özlemini gerçeğe dönüştürme zamanı geldi.
Depremin ilk saatlerinden itibaren dünyanın farklı ülkelerinden sendikalar dayanışma ve taziye mesajları gönderdi.
Depremi hisseden Suriye, Lübnan, Kıbrıs ve Filistinli işçiler ilk arayanlar oldu. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ilk saatlerde DİSK ile irtibata geçti.
Yunan çizer Soloup depremzedeler için çizdi.
Dünyanın her yerinden sendika üyesi arama-kurtarma ekipleri hızla bölgeye ulaştı. Güney Kore, Filistin, Çekya, İspanya ve İtalya gibi ülkelerden sendika üyesi sağlıkçılar, itfaiyeciler, madenciler ve acil yardım emekçileri depremzedelere destke olmak için canla başla çalıştı.
Irak sendikalarının yardım araçları bölgeye hızla geldi. Yunanistan sendikaları işyerlerinde, okullarda ve yoksul mahallelerde topladıkları yardımları büyük bir hızla Trakya ve adalar üzerinden Türkiye’ye getirdiler. Filistinli işçiler çok sayıda kişinin yıkılan binalardan canlı olarak çıkmasını sağladı.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Asya Pasifik Örgütü (ITUC-AP) ve Japon Sendikalar Konfederasyonu (JTUC-Rengo) kapsamlı bir bağış kampanyası başlattı.
Pakistan sendikalarının Afet Yardım Vakfı bölgeye gererek arama kurtarma faaliyetlerine katıldı. Depremzedelerin acil ihtiyaçlarına yönelik faaliyetlerine devam ediyor.
Hollanda Sendikalar Federasyonu (FNV), Fransa Demokratik Emek Konfederasyonu (CFDT) ve Fransa Sendikalar Konfederasyonu (CGT) acil yardım fonlarını devreye soktular.
Güney Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU) depremzedelere kışlık malzeme gönderdi.
Uluslararası Taşımacılık Federasyonu (ITF), Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI) ve UNI Global Küresel Sendika tüm üyelerine bağış çağrısı yaptı.
IndustriALL Küresel Sendika heyeti gözlem ve taziye ziyaretleri için bölgeye geldi.
Filistin Kızılay’ı bölgede çalışıyor
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Küresel Sanayi İşçileri Sendikası (IndustriALL), Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI), Uluslararası Gıda Tarım Turizm İşçileri Federasyonu (IUF) ve UNI Küresel Sendika’nın yanı sıra dayanışma ve taziye mesajı aldığımız sendikalar;
Almanya Sendikalar Birliği (DGB)
Azerbaycan Sendikalar Konfederasyonu (AHİK)
Arjantin Sendikalar Konfederasyonu (CTA-T)
Avusturya Sendikalar Birliği (ÖGB)
Bask Sendikaları (ELA) ve (LAB)
Belçika Genel Sendikalar Federasyonu (FGTB/ABVV) ve Belçika Sendikalar Konfederasyonu (CSC/ACV)
Brezilya Sendikalar Konfederasyonu (CUT)
Bulgaristan Sendikalar Konfederasyonu (CITUB)
Çekya Sendikalar Konfederasyonu (CMKOS)
Fransa Sendikalar Konfederasyonu (CGT) ve Fransa Demokratik Emek Konfederasyonu (CFDT)
Filipinler 1 Mayıs Hareketi (KMU)
Filistin Sendikalar Federasyonu (PGFTU)
Gürcistan Sendikalar Konfederasyonu (GTUC)
Hollanda Sendikalar Federasyonu (FNV)
İngiltere Sendikalar Kongresi (TUC),
İrlanda Sendikalar Kongresi (ICTU)
İspanya CCOO, UGT ve USO konfederasyonları
İsrail Sendikalar Konfederasyonu (HISTADRUT)
İsveç Sendikalar Konfederasyonu (LO)
İtalya CGIL, UIL ve CSIL konfederasyonları
Japonya Ulusal Sendikalar Konfederasyonu (Zenroren)
Kanada Sendikalar Konfederasyonu (CLC)
Kıbrıs Sendikalar Federasyonu (PEO)
Kıbrıs Dev-İş ve KTAMS
Kore Sendikalar Federasyonu (FKTU) ve Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU)
Lübnan Sendikalar Federasyonu (FENASOL)
Macaristan Sendikalar Konfederasyonu (MASZSZ)
Norveç Sendikalar Konfederasyonu (LO)
Polonya Solidarnosc ve OPZZ konfederasyonları
Portekiz (CGTP-IN) ve (UGT) konfederasyonları
Romanya Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu (CNSLR- FRATIA)
Rusya Sendikalar Federasyonu (FNPR) ve Rusya Emek Konfederasyonu (KTR)
Sırbistan Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu (CATUS)
Suriye Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu GFTU
Ukrayna Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu (KPVU)
Yunanistan Sendikalar Konfederasyonu (GSEE) ve Tüm İşçilerin Mücadeleci Cephesi (PAME)
Ayrıca, DİSK üyesi sendikalar kendi işkollarındaki küresel sendika federasyonlarıyla irtibat halindedir.
Belarus Demokratik Sendikalar Konfederasyonu (BKDP), yıllardır Cumhurbaşkanı Lukanşenko’nun baskıcı otoriter yönetimi altında insanca çalışma koşulları için mücadele etmektedir. Özellikle 2020 yılında yaşanan seçim hilelerinin ardından başlayan toplumsal hareket sırasında sendikalar ön saflardaydı. Kamu ve özel sektör işyerlerinde etkili grevler düzenlendi. Geçtiğimiz yıl, Belarus’un Ukrayna Savaşı’na katılmasına karşı çıkan BKDP baskılara maruz kaldı.
2022 Nisan ayında düzenlenen operasyonlarla BKDP’nin tüm yöneticileri ve üye sendikaların tüm yöneticileri (12’si kadın 35 kişi) tutuklanmıştır. 8 aydır tutuklu bulunan sendikacıların aileleriyle görüşmeleri, hastaneye gitmeleri, iddianameyi görmeleri engellenmektedir. BKDP Genel Başkanı Aleksandr Yaraşuk, 20 Aralık günü ilk kez mahkemeye çıkmıştı.
DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği 20 Aralık 2022 tarihinde Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) çağrısıyla düzenlenen uluslararası eylem günü kapsamında Belarus’un başkenti Minsk ile kardeş şehir olan Bakırköy’de bir basın açıklaması düzenlendi.
Gürcistan Sendikalar Konfederasyonu (GTUC) 15. Kongresi 12-13 Aralık 2022 tarihlerinde Tiflis’te düzenlendi.
Gürcü işçi hareketinin 115. Yılı ve Gürcistan Sendikalar Konfederasyonu (GTUC) 30. Kuruluş Yıldönümü vesilesiyle düzenlenen kongreye DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da katıldı.
130 bin üyesi bulunan GTUC’un kongre çalışmalarına 170 delegenin yanı sıra farklı ülkelerden 40 konuk katıldı. Sendikalardan seçilerek gelen delegelerin yarısını kadın işçiler oluştururken 5 kişilik yeni yönetime iki kadın genel başkan yardımcısı seçildi.
GTUC Genel Başkanı Irakli Petriashvili yaptığı açılış konuşmasında GTUC’un “asgari ücret”, “işçi sağlığı iş güvenliği önlemleri”, “iş kanununda reform” gibi konularda mücadele verirken bir yanda da “dünya barışı” ve “örgütlenme özgürlüğü” alanlarında kampanyalar yaptığını aktardı.
Çalışma, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı ve Gürcistan İşverenler Konfederasyonu Başkanı’nın katıldığı kongrede düzenlenen ödül töreninde “en iyi toplu sözleşme” , “en çok yeni üye kaydeden sendika”, “en iyi sosyal diyalog”, “en iyi gazeteci” vb. ödüller verildi.
Kongreye ILO ve ITUC’un yanı sıra Rusya, Almanya, ABD, Ukrayna, Fransa, Moldova, Polonya, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkiye, Bulgaristan, Bask, Ermenistan, Belçika, Danimarka ve İsveç gibi ülkelerden konfederasyon temsilcileri katıldı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu kongreye hitaben yaptığı konuşmada Gürcistan ve Türkiye halklarının arasındaki tarihsel yakınlığı hatırlatırken Gürcü işçilerin güvencesiz çalışma koşulları ve özelleştirmelere karşı temel hakları güvence altına alacak yeni yasaların hazırlanması için verdikleri mücadeleyi selamladı.
Kongrenin ikinci gününde ILO ile birlikte “Barış, sürdürebilir kalkınma ve sendikalar” konulu bir konferans düzenlendi.
GTUC, Gürcistan’da bağımsız ve demokratik sendikacılığın temsilcisi olarak kabul ediliyor. Ülkede temel işçi haklarıyla ilgili yeterli yasal düzenlemeler olmadığı için GTUC’un faaliyetlerinin önemli bölümü yasal düzenlemeler çerçevesinde şekilleniyor. GTUC, diğer yandan çok sayıda fabrika ve işyerinde fiili grevler ve eylemler düzenliyor.
Hepinizi Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) adına içtenlikle selamlıyorum. 22 farklı işkolunda çalışan 200 bin üyemizin dayanışma dileklerini iletmek istiyorum.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelen işçiler olarak, 5 gündür Avustralya işçi sınıfının misafiri olarak burada pandeminin, iklim krizinin, teknolojinin ve savaşların etkilerini konuşuyoruz. İstihdamı, ücretleri ve sosyal güvenliği tartışıyoruz. Barış, demokrasi ve sosyal adalet mücadelesindeki kararlığımızı ortaya koyuyoruz. Umarım hepimiz ülkelerimize, sendikalarımıza ve işyerlerimize yeni deneyimler ve yeni fikirlerle döneceğiz.
Öncelikle dün yapılan seçimlerde genel sekreterlik görevine seçilen Luca Visentini’yi tebrik etmek istiyorum. Onunla beraber görev yapacak yeni sekreteryamıza da başarılar diliyorum. Luca ile beraber geçtiğimiz yıllarda Avrupa düzeyinde önemli ortak faaliyetlere imza attık. Bu faaliyetlere küresel düzeyde devam edeceğiz. Ayrıca, değişim arzusunu kararlılıkla temsil eden genç bir sendikacı olan Kemal Özkan’ı, genel sekreterlik adaylığı sırasında, sendikal hareketin evrensel değerlerini başarıyla dile getirerek ITUC’un geleceği için ortaya koyduğu yaklaşım ve programdan dolayı tebrik etmek istiyorum.
Ayrıca, geçtiğimiz hafta İstanbul Taksim’de gerçekleşen terörist saldırı sonucunda hayatını kaybeden insanları saygıyla anıyor ve bu barbarca saldırıyı şiddetle kınıyorum.
Değerli arkadaşlar,
İşçiler olarak dünyanın farklı ülkelerinde, çok boyutlu bir krizle karşı karşıyayız. Pandemi, iklim krizi, dijitalleşme ve savaşlar yoksulluğu, işsizliği, güvencesizliği arttırıyor. İşte bu noktada ITUC Kongresi’nin sloganı bize yol gösteriyor. “Yeni bir toplumsal sözleşme!”
Yoksulluğa sürüklenen işçiler için yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacımız var. Tüm dünya işçilerinin sosyal güvencelerinin ortadan kaldırılmasını önlemek için yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacımız var. Kongremiz devam ederken dünyanın dört bir yanında işçiler haklarını savunmak ve geliştirmek için fabrika önlerinde, işyerlerinde, sokaklarda ve grevlerde mücadele ediyorlar. Yeni bir toplumsal sözleşmeyi hayata geçirebilmemiz bu mücadelelerin başarısına doğrudan bağlıdır.
Bütün dünyada emekçiler benzer tehlikelerle karşı karşıya. Dolayısıyla tüm dünya işçileri olarak ortak çözümlere yönelmeliyiz.
Özellikle dijitalleşmenin istihdamı dönüştürdüğü bir çağda teknolojik gelişmelerin emekçiler üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için yeni çözümler üretmeliyiz. Bütün dünyada çalışma saatlerini düşürerek işsizliği azaltacak kamusal politikalara öncelik vermeliyiz. Yeni toplumsal sözleşme hedefimiz işçilerin çalışma yaşamında karşılaştığı zorluklar için çözümleri de içermelidir.
Dünya genelinde yaşanan iş kazalarında 15 saniyede bir, bir işçi hayatını kaybediyor. Bunun durdurulması yeni toplumsal sözleşmemizin ayrılmaz parçalarından biri olmalıdır. Yeni toplumsal sözleşmenin temeli işçilerin ölümüne değil, insanca yaşamasına dayanmalıdır. Ayrıca yeni toplumsal sözleşmeyle işçilerin sendikalaşması güvence altına alınmalı ve toplu sözleşme kapsamı tüm çalışanları içerecek şekilde genişletilmelidir.
Değerli kardeşlerim,
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de işçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya. Sendikalaşmak isteyen işçiler işten atılıyor ve hakları gasp ediliyor. Buna rağmen her gün binlerce işçi sendikalara katılıyor. Mücadeleye dahil oluyor. Onlardan aldığımız güçle DİSK olarak ITUC Kongresi’ni selamlıyoruz.
Savaşların ve ölümlerin olmadığı, sosyal adalet ve eşitliğin sağlanacağı bir dünyaya olan inancımızla kongre çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) 5. Dünya Kongresi 17-22 Kasım 2022 tarihlerinde Avustralya’nın Melbourne kentinde düzenleniyor. 130 farklı ülkeden 200 milyon üyesi bulunan ITUC’un kongresine 1000 delege, çok sayıda gözlemci ve konuk katılıyor. DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı’nın başkanlığındaki DİSK heyeti de kongre çalışmalarına katılmak üzere Avustralya’da bulunuyor.
4 yılda bir düzenlenen ITUC dünya kongrelerinde küresel sendikal harekete ilişkin tartışmalar yapılıyor ve uluslararası konfederasyonun yönetimi belirleniyor. Bu yıl “Yeni Bir Toplumsal Sözleşme” başlığıyla düzenlenen kongrede özellikle pandeminin, iklim krizinin ve teknolojinin istihdama etkileri, işçi hakları, adil ücretler, sosyal güvenlik ve eşitlik üzerine tartışmalar düzenleniyor. Ukrayna-Rusya Savaşı özel olarak tartışılıyor.
Avustralya’nın yerli halkları dünya işçi sınıfına hoşgeldiniz diyor
Kongre’nin açılış töreni Avustralya yerlilerinin dans gösterileri ve Aborjin kanaat önderlerinin hoş geldiniz konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmasını İşçi Partisi milletvekili ve Aborjin kanat önderi Patrick Dodson yaptı. Dodson:
“Biz Avustralya’nın yerli halkları 250 yıldır varlığımızı kanıtlamak için, eşitlik ve adalet için mücadele ediyoruz. Sendikalar bizi bu mücadelede yalnız bırakmadı. Yerli halkların ve uluslararası işçi hareketinin savunduğu değerler ortaktır” dedi.
Patrick Dodson yerli halklar adına delegasyonu selamladı
ITUC ve Nijerya Sendikalar Konfederasyonu (NLC) Başkanı ve Ayuba Wabba’nın ardından kürsüye çıkan Avustralya Sendikalar Konfederasyonu (ACTU) Başkanı Michele O’Neil konuşmasına katliamlarda hayatını kaybeden Aborjinleri anarak başladı. Avustralya’nın asgari ücret, ücretli izinli ve sosyal güvenlik konularında pek çok ülkeden ileri durumda olduğunu ama bunu 19. yüzyılda verilen mücadelelere, düzenlenen grevlere ve bedel ödeyen işçi önderlerine borçlu olduklarını hatırlattı.
İşçiler barış ve demokrasi mücadelesinin en ön saflarındadır
ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow, yaklaşık 2 milyar insanın savaşlardan, çatışmalardan ve insani krizlerden etkilenen bölgelerde yaşadığını belirtti. Dünya liderlerini savaşların ve iklim krizinin yarattığı sorunlara karşı etkili önlemler almaya, bir araya gelmeye ve bütçe ayırmaya çağırdı.
ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow ve ILO Genel Direktörü Gilbert Houngbo
Sharan Burrow sendikaların barış, adalet ve demokrasi için mücadele ettiğini hatırlattı: “Kolombiya’da yıllar sonra başarıya ulaşan sosyal adalet mücadelesinin en önündeydik. Kuzey İrlanda’da bölünmüşlük ve mezhep çatışmasına karşı barış mücadelesinin motor gücü olduk. Myanmar’da gaddar bir askeri diktatörlüğe karşı tehlikeli koşullar altında demokrasi ve barış mücadelesine devam ediyoruz. Tunus’ta diktatörlük sonrası yeni bir anayasa yazılmasında öncü olan Tunus sendikaları Nobel Barış Ödülü’nü aldı. Ülke yeni sorunlarla karşı karşıya olsa da sendikalar mücadeleye kararlılıkla devam ediyor” dedi.
ITUC kongre sırasında açıkladığı ekonomi raporuna göre dünya genelinde işçiler geçim sıkıntısı yaşıyor. Dünya büyük bir ekonomik kargaşanın eşiğinde. Küresel ekonomik sistem farklı boyutları olan bir kriz yaşıyor. Sosyal, ekonomik, çevresel ve sağlık boyutları olan bu çoklu kriz, farklı bölgelerden farklı gelişmişlik düzeylerinden ülkelerde yaşayan işçileri ve onların ailelerini etkiliyor. 2022 yılında yükselen fiyatlar nedeniyle işçiler temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldi.
ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow’a göre, “Siyasi liderler bunu anlayamasa da dünya ekonomisi hiç bu kadar kırılgan olmamıştı. İşçiler giderek karamsarlaşıyor ve küresel eşitsizlikler derinleşiyor. Bu durumu aşmak ancak insana yakışır iş ve paylaşılan refaha dayalı yeni istihdam modellerini içeren yeni bir küresel ekonomiyle mümkün. Yoksulluğu ve dışlanmayı aşmak için, barış ve güvenlik için, yeni bir toplumsal sözleşmeyi inşa etmeliyiz.”
Dünya Kadın Konferansı
Dünya Kadın Konferansı: Yeni Bir Toplumsal Sözleşme ve Toplumsal Cinsiyet Gündemi
ITUC 5. Dünya Konferansı’ndan bir gün önce ITUC tarafından Dünya Kadın Konferansı düzenlendi. ITUC üyesi sendikalardan kadın işçilerin katıldığı konferansta delegeler yeni bir toplumsal sözleşme talebini toplumsal cinsiyet eşitliği açısından değerlendirdiler. Konferans sendikalara sunulmak üzere bir toplumsal cinsiyet gündemi oluşturdu.
“Bir bakım ekonomisi inşa etmek” , “İş dünyasında cinsiyete dayalı şiddet ve tacizin ortadan kaldırılması”, “Barış ve demokrasi için toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve kapsayıcılığının desteklenmesi”, “Eşit değerde iş için eşit ücretin gerçekleştirilmesi, “Toplumsal cinsiyete duyarlı evrensel sosyal koruma sistemlerinin hedeflenmesi”, “Toplumsal cinsiyeti dönüştürücü adil bir geçişin sağlanması”, “Beceri geliştirme, eğitim ve yaşam boyu öğrenmeye eşit erişim”, “Kadınların dönüştürücü liderliği” vb. konularda tartışmalar yürütüldü.
ITUC Kongresi’nde ilk kez %50 kadın kotası tam olarak uygulanıyor.
ITUC Genel Sekreter seçimleri
ITUC Genel Sekreterliği için iki aday yarışıyor: IndustriALL Küresel Sendika Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Özkan ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Luca Visentini. Seçimler adayların konuşmalarının ardından elektronik olarak düzenlenecek. Yeni genel sekreterin belirlenmesinin ardından ITUC sekreteryasının diğer adayları, başkan, başkan yardımcıları ve genel sekreter vekilleri belirlenecek.
DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, Lastik-İş TİS ve Eğitim Dairesi Müdürü Üzeyir Ataman, Lastik-İş Uluslararası İlişkiler Uzmanı Cemal Hoşver ve DİSK Uluslararası İlişkiler Dairesi Müdürü Kıvanç Eliaçık’tan oluşan DİSK heyeti kongre kapsamında sendika heyetleriyle ve Avustralya’da yaşayan gurbetçi işçilerle çeşitli görüşmelerde bulundular.
Avustralya sendikaları (ACTU) kongreye ev sahipliği yapıyor